|
- SOHBET
ETMEK İÇİN TIKLA -
SOHBET NEDİR ? NE İÇİN KULLANILIR ?
Sohbet kelimesinin lügat karşılığı, karşılıklı konuşmaktır.
Fakat bu kelime, fiilî konuşmanın ötesinde bir manaya
sahiptir. Sohbet, bir olmak, beraber olmaktır. Arkadaş, dost
olmaktır. İrşad etmek, nasihat etmektir. Yani sohbet, ayrıca
kalbin bir fiilidir ve kalpten kalbe irtibatı da sağlar.
Şüphesiz böyle bir irtibat, sağlıklı sonuç verirse
anlamlıdır. Bunun için de sohbetin uyulması gereken bir
adabı, kuralları var. Hem sohbet edenler, hem dinleyenler
için. Sohbet için bir araya gelen topluluk, rastgele
toplanmış, şuursuz, gayesiz, sıradan bir topluluk değildir.
Aksine duygu ve düşünce birliği taşıyan, birbirlerinin
sevinç ve kederlerine ortak olan, gözünü Allah rızasına
dikmiş, yüce hedefli bir topluluktur. Bu topluluğun sohbeti,
dostluğu, “kişi sevdiğiyle beraberdir” (Buharî) hadis-i
şerifinin sırrınca, öldükten sonra berzah aleminde ve
cennette de devam eder. Sohbetle sahabi oldular Kur'an-ı
Kerim'de, Allah Rasulü s.a.v.'in cemaatine, bir gaye
etrafında toplanıp sohbet edenler manasına gelen “ashab”
kelimesiyle hitap edilmiş, Efendimiz s.a.v. de kendisini
görüp, sohbetine katılan müminlere “ashabım” demiştir. Hz.
Peygamber s.a.v. Efendimiz, mübarek hali, sözleri ve
nazarlarıyla ashabını etkilemiş, onları sohbetle
yetiştirmiştir. Kısa bir süre O'nun sohbetinde bulunmak,
senelerce seyr u sülukla elde edilemeyecek mertebelere
ulaşmaya vesile olmuştur. Efendimiz s.a.v.'den feyz almak
isteyen Suffe Ashabı, gece gündüz Mescid-i Nebevî'de
kalmışlardır. Tasavvuf erbabının sohbeti de böyle bir
sohbettir. Onlar, irşad olmak için kâmil mürşidin sohbetine
giderler. Kâmil mürşidler de onlara sohbet eder, ama bu
sohbet çoğu kez sözle değil halle olur. İlim ve marifetin
zirvesinde olan bu mübarek zatların yaptıkları sohbet,
mesafe tanımaksızın hükmünü icra eder. Mıknatısın demiri
çektiği gibi, dünyanın dört bir tarafından onların sessiz
davetine koşan insanlar ıslah olup, hayata bakışları tamamen
değişmiş olarak geri dönerler. Kâmil mürşidden aldıkları
feyiz ve bereketle de kendi aralarında sohbete devam
ederler. Sohbet ile vaazın farkı Dinî hakikatleri tesirli
bir üslupla anlatma, cemaati kötülükten uzaklaştırıp iyiliğe
sevk etmede vaaz ve sohbetin hedefi müşterektir. Fakat
sohbette vaazdan farklı bir takım hususiyetler vardır. Bu
hususiyetlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Sohbette
sözlü eğitim ve öğretimin yanı sıra, hal eğitimi ve manevi
yansıma da vardır. Kâmil insanların lafızları kadar
nazarları ve halleri de son derece etkilidir. Sohbet
vesilesiyle, onların ilâhi muhabbet ve marifetle dolu
gönüllerinden ortaya çıkan üstün hal ve sıfatlar manen
cemaate akseder. Çoğu zaman salikler bu tesiri lâtifelerinde
açıkça hissederler. Böylece irşadın tesiri açıkça görülür.
Sohbette belirli bir metod dahilinde Allah'a ulaşmanın en
sağlam ve en kısa yolu anlatılır. Bunun için daha ziyade
nefs, zikir, rabıta gibi tasavvufî konular üzerinde durulur.
Ayet ve hadislerin yanı sıra, büyüklerin menkıbelerinin
anlatılmasına önem verilir. Böylece muhabbet artar, ibret
alınır ve anlatılanlar güzel örnekler olarak hatırda kalır.
Sohbette, ayet ve hadislerin zahir manalarının yanı sıra
iş'arî manalara da yer verilir. Böylece dinleyenler tasavvuf
alimlerinin Kur'an ve Sünnet'ten çıkardıkları gayet ince ve
lâtif hikmetlerle, geniş bir tefekkür ufkuna yükselirler.
Sohbet vesilesiyle cemaat birbirinden görerek, yaşayarak,
edep, erkân öğrenir. Dinî nezaket, sevgi, şefkat, hizmet,
fedakârlık gibi olgun ahlâkî özellikleri içine sindirir.
Kardeşlik duygusu pekişir. Sohbet erbabının ilmî seviyesi
İnsanlara Allah yolunu gösterip, onları hak ve hakikate
davet edecek olan sohbet erbabı, önce kendisini iyi
yetiştirmelidir. Dinî tahsil görmemiş olsa bile, kitap,
dergi gibi, ama doğru şeyler söyleyen metinler okuyarak
kendini yetiştirmelidir. Bu sadece sohbet eden için değil,
herkes için gereklidir. Özellikle akaid ilmi çok iyi
öğrenilmelidir. Aksi halde din adına başkalarına bir şeyler
anlatayım derken, hem kendisinin hem muhataplarının imanı
tehlikeye girebilir. Bundan başka Arapça bilmese bile,
Kur'an-ı Kerim'i düzgün bir şekilde mahreciyle okuyabilecek
durumda olmalı, fıkıh ilmini asgari seviyede de olsa
bilmelidir. Bunlar aslında farz-ı ayın olan ilimlerdir. Her
müslümanın bilmesi gerekir. Tasavvufa gönül vermiş bir
sohbet erbabının, tefsir, hadis, siyer, İslâm tarihi ile
ilgili eserleri okuması; felsefe, mantık, sosyoloji,
edebiyat gibi ilimlerden haberdar olması da faydalı
olacaktır. Hususen tasavvufla ilgili belli başlı kaynak
eserlerden hiç değilse birkaçını bitirmiş olmalıdır. Böylece
kendi meselelerini kolaylıkla anlayacak ve anlatabilecek bir
seviyeye ulaşmış olur. Hiç mektep-medrese bitirmeyen fakat
düzenli olarak okuyan, sohbet dinleyen bir salik, ameli de
ihmal etmemek kaydıyla, bir zaman sonra ilmî sohbetler
yapmayı başarabilir. Seyr u süluk hususunda da gayretli
olursa, ondan gayet şevkli ve muhabbetli sohbetler zuhur
eder. Tahsil edilen ilim, ilâhi marifete, gönülde Allah
sevgisini tutuşturmaya ve O'ndan korkmaya vesile oluyorsa
gayesine ulaşmış demektir. Aksi halde, Kur'an'ın ifadesiyle
“kitap yüklü merkep” olmaktan öteye geçilemez. Sohbete
hazırlık Sohbet erbabı, İslâm'ın yüce hakikatlerini tebliğ
etmekte ve aslında Allah ve Rasulü adına konuşmaktadır. Bu
sebeple ağızdan çıkan her kelimeye dikkat etmelidir.
Sözlerini Kur'an, Sünnet veya muteber Ehl-i Sünnet
alimlerinin, sufilerin içtihatlarına dayandırmalı, kendi
şahsi fikrine göre konuşmamalıdır. Herhangi bir konu
etrafında hazırlık yaparken muteber kaynaklar seçmeli, aynı
konuyu birkaç kaynaktan araştırmalı ve notlar almalıdır.
Dinleyenler arasında tartışmaya, fitneye yol açabilecek
mevzularda, iyice tetkik edip düşünmeden konuşmamalıdır.
Hatip, sohbet esnasında kullanmak üzere şu unsurlardan
faydalanır: Ayet ve hadis: Anlattığı konuyla ilgili ayet(ler)
varsa bir veya birkaç tane nakletmeli ve bunları da yerinde
ifade etmelidir. Ayrıca hadislerden de birkaç örnek
nakletmelidir. Ancak mevzu (uydurma) hadislerden şiddetle
kaçınmalı, sufi alimlerin sözlerini de hadislerle
karıştırmamalıdır. Arapça bilmiyorsa, muteber meal ve hadis
kitaplarından, tefsirlerden istifade etmelidir. Menkıbe:
Sohbet esnasında menkıbe anlatarak konuya gerçek hayattan
örnekler vermelidir. Menkıbeler, muhabbetin temini ve manevi
bir atmosferin oluşması için faydalıdır. Kur'an ve Sünnet'te
bu metod kullanılmış, geçmiş peygamberler ve ümmetlere dair
birçok kıssa anlatılmıştır. Edebi eserler: Bostan ve
Gülistan, Baharistan, Mesnevî gibi hikmet dolu eserlerde
geçen hikayeler hitabet malzemesi olarak kullanılabilir.
Dinî, hikmetli, ahlâkî ve tasavvufî şiirler de faydalıdır.
Şiirler hatibe ilham, dinleyenlere heyecan kaynağı olur.
Fakat sohbetteki lâtife, hikaye ve şiirler yerli yerince ve
yeterince olmalıdır. Şahsi tecrübeler: Hatip kendini açıkça
veya ima ile metheden beyanlardan kaçınmak şartıyla, bizzat
yaşadığı tecrübelerden ve müşahedelerden cemaatine
bahsedebilir. Güncel konular: Hatip, zamanın mühim
hadiselerinden, yaşanan hayattan habersiz kalamaz. Aksi
takdirde yaşanan gerçeklerle uyuşmayan, yol gösterici
olmayan sözler sarfeder ki, bu da insanların işini
zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz. Görsel anlatım: Yeri
geldiği zaman meselenin daha iyi anlaşılması için hatip,
konuyu basit şekil ve grafiklerle izah etmeli, gerekiyorsa
teknik imkanlardan da istifade etmelidir. Bir defasında Hz.
Peygamber s.a.v. de yerde doğru ve kalın bir hat çizmiş ve
“işte Allah'ın yolu budur” buyurmuşlardır. Sonra bu yolun
sağını ve solunu eğik olarak kesen birçok çizgiler çizmiş,
“bunlar da şeytanın yollarıdır, her yol ayrımına bir şeytan
oturmuş insanları kendi yoluna davet ediyor” buyurmuşlardır.
(Ahmed b. Hanbel) Sohbete manevi hazırlık Sohbet ve irşad
erbabı olan hatip, her şeyden önce samimi olmalı,
anlattıklarını yaşama gayreti içinde bulunmalıdır. Samimiyet
olmazsa, anlatmadaki debdebe ve ihtişam hiçbir fayda vermez.
Geçmişte ve günümüzde ateşli konuşan nice hatipler vardır
ki, yaşayışları bozuk olduğu için insanlara tesir
edememişlerdir. Kur'an-ı Kerim'de Şuayb Aleyhisselam'ın
ağzından şu ifade nakledilir: “Ben sizi men ettiğim şeyde
size muhalefet etmek istemiyorum.” (Hûd, 88). Başkalarına
haramdır dediği şeyi irtikap etmeyi düşünen, farzdır dediği
ibadeti yapmayan bir kimsenin sözlerinin tesir etmesi mümkün
değildir. Sohbet erbabı, vird ve nafile ibadetlerle,
yakınlık ve mana derinliği elde etmeye, kalbinin Allahu
Tealâ'ya dönmesine gayret etmelidir. Hata ve günah işlediği
zaman tövbe etmeli, himmet isteyip sağlam bir irtibatla
sohbete başlamalıdır. Hiç şüphesiz, kemale ermeyen bir salik
halen nefis erbabıdır. Nefsin bütün hile ve desiselerinden
kurtulması zordur. Fakat muhakkak niyetini Allah için
tutmaya gayret etmelidir. Gurur, kibir ve çalımla hareket
eden bir kimse belki her şey olabilir, fakat Allah dostu ve
irşad erbabı olamaz. O yüzden sohbet ettiği insanların en
günahkârını dahi kendisinden üstün bilmeli, onların
kurtuluşa daha yakın olduğunu düşünmelidir. Ayrıca sohbet
veya irşad maksadıyla bir yere giden sufi, yaptığı kudsi
hizmet karşılığında hiçbir ücret kabul etmemelidir. Zira
kabul edilen her türlü ücret, ihlâs ve samimiyete gölge
düşürür. İhlâs ve samimiyet zarar gördüğü zaman da yapılan
sohbet veya irşadın tesiri kırılır. Hususi muamele beklemek,
kendisine karşı saygılı olunmasını istemek, yaptığı işten
dolayı manevi haz ve zevkler beklemek de birer ücrettir;
ihlâsı bozar. Kur'an-ı Kerim'de bütün peygamberlerin
dilinden nakledilen şu ayete kulak vermeli ve ahirette
alacağı büyük mükafatı, dünyevi bir menfaat karşılığında
satmamalıdır: “Ben sizden bir ücret beklemiyorum. Benim
ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir.” (Şuarâ, 109) Sohbet
ederken Sohbet esnasında şu hususlara dikkat etmek gerekir:
Dil: Herkesin anlayacağı bir dille konuşmalı, şair ve
ediplerce güzelleştirilen sade ve basit bir dil
kullanmalıdır. Ana dilde karşılığı bulunan Arapça, Farsça
kelime ve terkipleri kullanmak doğru olmaz. Bugünün
insanları bu dili anlayamayabilir. Bununla birlikte, din
ilminin terim ve deyimlerini olduğu gibi muhafaza etmek
gerekir. Farz, vacip, helal, mekruh, inşallah, fena, beka,
cezbe gibi dinî lisandan sayılan kelimelerin kullanılması,
ortak bir dilin oluşup korunması için şarttır. Bunlar
olmadan dini anlayabilmek ve anlatabilmek mümkün değildir.
Gerektiğinde açıklaması yapılır, fakat başka bir dile
çevrilmez. Üslup: Hatip, akıcı, cazip, etkili ve anlaşılır
bir ifadeyle cemaate hitap etmelidir. Konuşmalarında fesahat
(mana ve ahenk mükemmeliği) ve belagata (düzgün ve tesirli
ifade) önem vermelidir. Hadis-i şerifte, “Şüphesiz ki, sihir
tesiri yapan hitabet tarzı vardır.” (Buharî) buyurulmuştur.
Hatip, hitabetiyle cemaati duygulandıran, coşturan,
kendinden geçiren kimsedir. Konuşmayı yaşar, konuşmanın
mevzusu olan havaya kendisini kaptırır, ağzından çıkan her
kelime, kalbinde yaşadığı hislerin bir parçası olur.
Duygular kelimelere o kadar tesir eder ki, lafız kaybolur,
yerini mana alır. Ateşe sokulan demirin kızıllaştığı gibi,
hatibin dilinde de sesler heyecan halini alır. Sohbet
erbabı, dinleyenlere bir nevi cennet hayatını yaşatan,
onları manevi, uhrevi bir havaya sokan kimsedir. Böylesine
halisane ve içten yapılan bir sohbet, büyüklerin nisbetini
de celbeder ve ruhani bir derinliğe geçilir. Hz. Hanzele
r.a., Rasulullah s.a.v. Efendimiz'e, “Ya Rasulallah, yanında
bulunduğumuz zaman bize cennet ve cehennemden bahsediyorsun,
bunları gözümüzle görüyor gibi oluyoruz. Huzurundan
ayrıldıktan sonra, eş, dost ve evlatlarımızla uğraşıyor ve
bunların çoğunu unutuyoruz.” demiş, Hz. Rasulullah s.a.v. de
şöyle cevap vermiştir: “Vallahi buradaki halinizi muhafaza
etseniz, melekler gelir, yataklarınızda iken ve yolda
yürürken sizinle musafaha ederlerdi. Fakat ey Hanzele, bu
duygular zaman zaman olur.” (Müslim) Ses ve metod: Sohbet
erbabı, sesini anlattığı mevzunun akışına bırakmalı,
gereksiz yere sesini yükseltmemelidir. Tane tane konuşmaya
itina göstermeli, önemli kelime ve mevzuların üzerinde
durarak dikkatleri o noktaya toplamalıdır. Konuya dikkat
çekmek için, bazen cemaate soru sorulmasında fayda vardır.
Bu metodu Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz sıkça uygulamıştır.
Öğreteceği hususu açıklamadan evvel önce cemaate sormuş,
onların zihinlerini hazırlayıp, dikkatlerini çektikten
sonra, sorduğu sorunun cevabını kendisi vermiştir. Sohbet
erbabı, konuşurken ne kadar hisli ve heyecanlı mevzu
anlatırsa anlatsın, akıl, mantık ve gerçeklerden
uzaklaşmamalıdır. Hitab ettiği kitlenin anlayış
seviyelerinin altında kalmamaya gayret ettiği gibi üstüne de
çıkmamalıdır. İlme ters düşmeyip, her seviyeden insanın
rahatlıkla anlayıp istifade edeceği tarzda konuşmalıdır.
Yapılan konuşmalarda cennetten, Allahu Tealâ'nın af ve
rahmetinden bahsedildiği gibi, cehennemden ve azaptan da
bahsederek, ümit ve korku dengelenmelidir. Ayrıca, hiç
unutmamak gerekir ki, dinimiz itidal dinidir. Sohbette de
itidal gerekir. Sohbette aşırılık, ölçüyü kaçırmak da,
istenen faydanın elde edilmesini engeller, aksine konuların
cazibesinin, tesirinin kaybolmasına sebep olur. Sohbet,
müslümanların kalplerinin birbirine bağlanıp, feyzden,
rahmetten faydalanmaları için önemli bir usüldür. Bu
nedenle, hem sohbet edenlerin, hem dinleyenlerin, edebine,
adabına riayet ederek, sohbetin kıymetini korumaları
gerekir. Hakkı, hakikati yaşayıp yaşatmalı, söze hayat
vermelidir. Bunun dışındaki her söz kuru bir laftır.
SOKRATES'E GÖRE SOHBET
Bir insana pozitif anlamda ve yalın bir şekilde epmatiye
dayalı karşılıklı konuşmalrın tümüne denebilir - SOHBET
BİR ÖGRETİM GÖREVLİMİZE GÖRE SOHBET
insanların karşılıklı uyumlu olmaları hoş zaman
geçirebilmeleri anlaşmaları için gösterilmesi gereken
nezaket - SOHBET
SOHBET NE İÇİNDİR ?
Sohbet insan topluluklarının birbirileri ile 2 yada ikiden
fazla kişilerin bir mevki yada bir mekanda buluşarak, o anda
aynı mekanda bulanan insanların birbirleri arasında geçen
diyaloğlarına SOHBET denir. Söz konusu olan bu diyaloğlarda
çeşitli konular yer almakta güncel konu, veya kişisel konu
olması önemli değildir. Hertürlü konu hakkında yorum ve
tartışma yapabilir. Şu anda bulundugunuz konumdan bile
sohbet edebilme olanaklarına sahipsiniz, bunada günümüzün
bilim ve teknolojinin gelişmesi ile oluşturduğu bir sohbet
ordamıda diyebiliriz. NASIL SOHBET EDEBİLİRİM. Örnekte
görüldüğü gibi dizeneler içindeki yorum veya tartışma
butonlarında tıklayarak sizlerde sohbet edebilir. Fikir ve
düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Buda bir sohbet
çeşididir.
Bu BiR Sohbetruzgari.com istihadir. |